Doğal gözlem yapmak isteyenler, herhangi bir şehirde sabahtan öğlene kadar toplu taşıma aracına binerek kendine yeterli malzemeyi toplayabilir. Nuri Bilge'nin falan ne yaptığını zannediyorsunuz ki.
İstanbul'da metroyu şu sıralar sık kullanan biri olarak rahatlıka söyleyebilirim ki, umutlu girdiğiniz yeraltı treninden az sonra intihar edecek biri olarak çıkmanız kuvvetle muhtemel.
Sabahın kör vakti -bu kavram herkese göre farklılık gösterebilir- ifadesiz bakan gözler, allah belamı verse bile bu çileden kurtulamayabilirim duruşu ile bir yerlerden bir yerler telaş içinde hareket ediyoruz. Sosyal medya müptelaları olan biz, yeraltında çekmeyen internet ile iyice bohemlere sürükleniyoruz. Taktığın kulaklık ve dinlediğin müzik bir noktandan sonra yeterli gelmemeye başlıyor. Şahsen ben her sabah kafadan 4 ila 5 klip çekiyorum metroda. Laf aramızda birçok kişiye fikir verebilecek kıvamdayım, neyse.
Göz göze gelirken kendince özgüven denemeleri yahut başını yerden kaldırmadan konsantre halde bir noktaya kitlenmek. Bu bir nebze daha iyi, uykusunu oturduğu koltuğa taşımış yastık arayışında, ümidi senin omuzlarında arayan diğerlerine göre daha rahat insanlara da rastlayabiliyoruz.
Ama kanımca toplu taşımada yaşanan en büyük sıkıntı, binenlerin inenlere öncelik tanımaması. Birkaç kez inecekken üzerime atlayan insanlara öğretici bir edayla söylemeye çalışsam da, şehre toplu bir konferans dahi verilse kimsenin bunu ipleyeceğini sanmıyorum. Çünkü herhangi bir araca binecek telaşlı kent sakinleri oldukça bencil bu hususta. İneni bekleyemem, illa bineceğim arkadaş! dercesine.
Aslında bb.r çoğumuzun sabah işe giderken bindiği otobüs,dolmuş.metro vb. toplu taşıma araçlarında bakarken, görmediğini de düşünüyorum. Yani 'ee sabah işe nasıl geldin, yolculuk nasıldı?' diye sorulsa suratınıza bön bön bakmayacak insan yok denecek kadar az.
Neyseki benim hayalgücümü zorlayan sabah kliplerim var. Akşam yolculuklarım daha melankolik. Bundan yola çıkarak kendi psikolojik analizimi yapacak değilim. Zira konudan sapmak istemiyorum.
Özetle, sabah, kuşluk vakti, öğlen, ikindi, akşam, gece bir yerlerden bir yerlere giderken çevrenizdekilere bakın, uyuyanlar hariç.
Belki de bir gün karşılaşırız. Sizi temin ederim ki, kendimi belli ederim. Suratımda anlamsız bir ifadeyle kimbilir hangi şarkının kısa metrajındayımdır.
Şimdiden iyi gözlemler.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder