-sabah çok zor uyandım ve gördüğüm rüyanın etkisinden çıkamayarak çok önemli bir karar aldım; çoraplarımı kirli sepetine atmak. sonra çoraplarımı kirli sepetine attım ve "alone again, naturally" söyleyerek yüzümü yıkadım. yüzümü bir kere yıkamak yetmedi, tekrar yıkadım. kendime gelmekte oldukça zorlandım. dünyanın durmasını istediğim çok fazla an yaşıyorum. durup tekrar başlasın değil ama. dursun ve öyle kalsın istiyorum.
-bazı toplantılara girdim. (whats the matter, odamın duvarlarını ele geçirdi) biraz güldüm, daha çok sıkıldım ama. insanlarla sürekli iletişim halinde olmaktan aşırı bir korku duymaya başladım. varlığımdan herkes haberdar, sanki tüm ülke benim çay ısmarlamamı bekliyor gibi hissediyorum. aynalarla karşılaşınca ödüm bokuma karışıyor. tek istediğim biraz unutulmak sanırım. kalp kırmaya başladım inceden. sevdiğim insanlar üzerinde bir test uyguluyorum sanırım, ne zaman "öff bu ne amk" diyecekler diye. sonunda diyorlar. sonrası başka yerin konusu.
-zamanında adımın storm olduğuna, trafik canavarı diye bir canavarın geceleri sokaklara çıktığına inanmıştım.
-sait faik abasıyanık'ın evine her hafta gitmek istiyorum sanırım bundan sonra. acaba benimle bir gelen olur mu? sonra da yan tarafındaki öğretmen evine gidip oturmak. yazı yazmak veya çoktan yazılmışı okumak istiyorum.
- gözümde hep şu sahne canlanıyor, dadaş otopartkayız, hacıemice salak salak hareketler yapıyor, sırtımızda çantalar, şortları giymişiz, terlikler şıpıdık,kahkaha atmaktan göğsüm sıkışıyor, arabaya binip, sertap erener dinleyerek yol alıyoruz. arada acıkıp abur cubur yiyoruz, ayşe uyuya kalıyor bir yerden sonra, onunla dalga geçiyoruz. tüttürüyoruz bir ara. yol bitiyor denizin dibinde, koşarak suya dalıyoruz. hala gülüyoruz ve de. hiçbir şey geride bıraktığımız gibi değilmişçesine. o yolun bir dönüşü yokmuşçasına.
-çekirdek çitliyorum ben. çok güzel.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder